Muhabir Fatoş Erdoğan, son günlerde medyada ünlü kişilere yönelik operasyonların ön planda olduğunu belirtirken, asıl dikkatin maden ruhsatları, ÇED süreçleri ve doğada meydana gelen tahribat üzerine yoğunlaşması gerektiğini vurguladı. Özellikle ormanlar, yaylalar, tarım arazileri ve su havzalarının madencilik faaliyetleriyle tehdit altında olduğunu ifade eden Erdoğan, kamuoyunun bu konuya daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini savundu.
Karadeniz Bölgesi’nde maden ruhsatlarının sayısının hızla arttığını belirten Erdoğan, Mart ve Nisan 2026 döneminde MAPEG’in gerçekleştirdiği 317 No’lu ihale ile birçok maden sahasının satışa sunulduğunu ifade etti. Giresun’un yüzde 85’i, Gümüşhane’nin yüzde 93’ü, Rize’nin yüzde 82’si ve Artvin’in yüzde 71’i maden ruhsatı olarak belirlendiğini söyleyen Erdoğan, bu durumun milyonlarca hektarlık alanın madencilik faaliyetlerine açılması anlamına geldiğini dile getirdi.
Erdoğan, ruhsat kararlarının yalnızca kazı yapılan bölgelerle sınırlı kalmadığını, ekosistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Son dönemdeki yasal düzenlemelerin çevresel süreçleri hızlandırdığını ve bu durumun yerel halkın endişelerini artırdığını belirten Erdoğan, ÇED mekanizmasının zayıflatıldığını ve bazı bölgelerde projelerin hızla ilerlediğini ifade etti. Bu durumun çevresel denetimi olumsuz etkilediğini ekledi.
Madencilik faaliyetlerinin genellikle ham madde ihracatına yönelik olduğunu belirten Erdoğan, bu süreçlerin sonucunda doğa tahribatı, kirlenen su kaynakları ve azalan tarımsal üretim gibi sıkıntıların ortaya çıktığını kaydetti. Kaz Dağları, Akbelen, Cerattepe ve İkizdere gibi bölgelerde süren direnişlere dikkat çeken Erdoğan, yeni ruhsat dalgasının Karadeniz’de benzer tepkilerin artmasına yol açabileceğini öne sürdü. Toprağını korumaya çalışan köylülerin ve destekleyici grupların baskı altında olduğunu vurgulayan Erdoğan, büyük şirketlerin faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini belirtti.
Fatoş Erdoğan, “Asıl büyük operasyon doğamıza karşı yürütülüyor” ifadesiyle durumu özetlerken, maden ruhsatları ve çevresel meselelerin daha fazla tartışılması gerektiğini söyledi.